SERDAR ERENER

Reklamcı

İstanbul’da doğdum. Zeynep Kamil’de. Göbek adım Kamil. Beşiri doğumlu avukat bi’ babayla doğma büyüme İstanbul’lu mimarlık terk bi’ annenin ilk çocuğuyum. Kardeşim Eurovision birincisi aynı zamanda soprano Sertab. Sultanahmet’te binbirdirek parkında Reşit Paşa ilkokulunda Akçay’ın karlı kaynak sularında Robert Kolej bahçesinde Dostoyevski ve Oğuz Atay romanlarında Boğaziçi kampüsünde Şerif Mardin’in büyük ellerinde Nietzsche’de Hayek’te Nozick’te büyüdüm. Liberal oldum. Pragmatist oldum. Reklamcı oldum. Yerli bi’ ajansta parladım. O ajans yabancıya geçti. Ben de başına geçtim. Hem genel müdürlük hem reklam yazarlığı yaptım. Yapa yapa reklamcılığın zeka oyunu değil duygu tacirliği olduğunu öğrendim. Mesleğimle ilgili her şeyi öğrenmeye bilmeye çabaladım. Bu sırada yabancı şirketin büyük patronuyla adalette anlaşamayınca ayrıldım. Müşterilerim beni bırakmadı. Çoğu 20 küsür senedir markalarının saç kesimini bana yaptırırlar. 3 kere evlendim. 23’ünde Emine 17’ sinde Ali Ömer 3’ünde Azizarif’ in babasıyım. Nil Karaibrahimgil’in hem hayranı hem kocasıyım. Okurum. Çizerim. Reklam yazarım. Reklam çekerim. Ok atarım. Raket sallarım. Kendimi mimar sanarım. Sahne tasarımı bile yaparım. Az yemek yerim. En çok okurum. En çok evrim bilim sinir bilim okurum. 56 yaşıma geldim. Dünyada ne çok öğrenilecek yapılacak şey var diye her gün  hayıflanırım. Bir de her gün akşam oluyo gün batıyo diye üzülürüm.